Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 101.089
DOLAR 5,6750
EURO 6,3576
ALTIN 258,63

“Akıllı şebeke ve depolama teknolojilerine destek verilmeli”

kategorisinde, 01 Nis 2019 - 19:23 tarihinde yayınlandı
“Akıllı şebeke ve depolama teknolojilerine destek verilmeli”

Ülkemizde güneş enerjisi sektörünün gelişmesi için akıllı şebeke ve depolama gibi teknolojilere destek verilmesinin önemine değinen GENSED Genel Sekreteri Hakan Erkan, “Ayrıca Ar-Ge faaliyetleri ve kalifiye personel sorunun çözümü için sektör desteklenmeli” dedi.

Türkiye’nin 2017 yılı sonunda yaklaşık 3 bin 400 MW’larda tamamlanan güneş enerjisi santrali kurulu gücünün 2018 yılı sonu itibariyle 5 bin MW’a ulaştığının altını çizen Güneş Derneği Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan, 2017 yılı içinde gerçekleşen yıllık 2 bin 500 MW’lık kuruluma göre bir miktar daha az kurulum gerçekleştiğini belirtti.

2017 yılı sonunda dağıtım bedelindeki artıştan dolayı kurulumda bu yükselişin kaydedildiği bilgisini veren Hakan Erkan, “Bu sebeple 2018 yılı için gerçekleşen bin 600 MW’lık kurulum sektör açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. YEKA’lar dışında her yıl bu güçlerde kurulumların gerçekleşmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması önemli. Güneş enerjisi sektörünün gelişmesi için akıllı şebeke ve depolama gibi yardımcı teknolojilere destek verilmesi, Ar-Ge faaliyetleri ve kalifiye personel eğitimlerine önem verilmesi gerekiyor. Ayrıca mevzuat değişikliği ve yeni düzenleme yapılırken sektör görüşlerinin alınması, teşviklerin uygulama alanları ve piyasa koşullarına göre çeşitlendirilmesi önem arz ediyor” dedi.

“Piyasa koşulları elverdiğinde hücre üretimine başlayacak”

Güneş paneli üretiminde hücrelerin dışarıdan getirilip monte edilmesinin Türkiye’de birçok firma tarafından yapıldığını anlatan Erkan, “YEKA’ların dışında bazı panel üreticileri tarafından hücre üretimi için gerekli altyapı çalışmaları tamamlandı ve piyasa koşulları elverdiğinde hücre üretimine başlayacak. Panel üretiminde kullanılan cam, alüminyum çerçeve, junction box gibi parçaların Türkiye’de üretimi yapılıyor. İnverterin de birkaç firma tarafından yerli üretimi gerçekleştiriliyor. YEKA’larla yerli inverter üreticilerinin sayıları artacak. Sehpaların ise hem arazi hem de çatı uygulamaları için çok sayıda firma tarafından yerli üretimleri yapılıyor. Bunlara ilave olarak YEKA1 ihalesi kapsamında ingottan başlayarak panel üretimi yapacak yıllık 500 MW kapasiteli bir panel üretim fabrikasının Ankara’da kurulması planlanıyor” ifadesini kullandı.

“Yenilenebilir enerji kaynaklarında güneş enerjisinin payı yüzde 9”

Yenilenebilir enerji kaynaklarının rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle, biyokütleden elde edilen gaz, dalga, akıntı enerjisi, gel-git ile kanal, nehir tipi veya rezervuar alanı 15 kilometrekarenin altında olan hidroelektrik üretim tesisi kurulmasına uygun elektrik enerjisi üretim kaynakları olarak tanımlandığına işaret eden Hakan Erkan, şöyle konuştu: “Türkiye’de kurulu güç içinde yenilenebilir enerji santralleri üretimi profili yıllara göre artış göstermeye devam ediyor. 2000 yılında yenilenebilir enerji santrallerinde üretilen elektrik Türkiye toplamının yüzde 25’lik kısmını oluştururken, söz konusu oran 2018 yılı sonu itibariyle yüzde 33 seviyesine yükseldi. 2018 yıl sonu verilerine göre, yenilenebilir enerji kaynakları içinde güneş enerjisinin payının elektrik üretimi bakımından yüzde 9’lara ulaştığı görülüyor.”

Güneş enerjisi santralinin kurulu gücünün TEİAŞ verilerine şubat 2019 itibariyle toplam 5 bin 238 MW’a ulaştığını anlatan Erkan, toplam kurulu gücün 89 bin 47 MW olduğu düşünüldüğünde kurulu güçler içinde GES’lerin yüzde 5.88’lik bir paya ulaştığını söyledi.

Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli 1.400-2.000 kWh/m2 aralığında global ışınım potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Erkan, “Türkiye’nin kuzeyinde, Orta Karadeniz ve Marmara Bölgesi’nde bin 400 ila bin 500 kWh/m2 olan ışınım değerleri, güneye inildikçe artıyor. Orta Anadolu ve Ege’de bin 600 ila bin 800 kWh/m2 değerlerine ulaşıyor. Orta ve Doğu Anadolu Bölgesi’nden başlayarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bin 900 kWh/m2 değerine yaklaşan ışınım değerleri, Akdeniz Bölgesi’nde güneşlenme potansiyeli en yüksek olan bölgeyi işaret eden bin 900 kWh/m2 seviyesine ve üzerine çıkıyor”açıklamasını yaptı.

“Güneş enerjisi uygulama alanları dört ana bölüme ayrılıyor”

Türkiye’de güneş enerjisi uygulama alanlarının lisanslı, lisanssız, YEKA’lar ve şebeke desteksiz uygulamalar olarak dört ana bölüme ayrıldığını kaydeden Erkan, “Bugüne kadar 600 MW’lık GES lisansı verildi. Hayata geçen lisanslı GES kurulu gücü 82 MW’larda ve bir kısmı da montaj aşamasında. Genelde araziye kurulan lisanslı GES’ler ürettiği enerjinin tamamını şebekeye satabiliyor. Lisanssız projelerde ise yaklaşık 6 bin 500 MW çağrı mektubu verildi ve bugüne kadar 5 bin 100 MW devreye alındı. Tüketim ihtiyacını karşılamak amaçlı kurulan lisanssız santraller tüketim ihtiyaç fazlasını şebekeye satabiliyor. Bugüne kadar ağırlıklı olarak araziye kurulan lisanssız GES’lerin bundan sonra öz tüketim amaçlı çatı kurulumlarıyla devam edeceği öngörülüyor” diye konuştu.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ